• +90 212 586 0444
  • bilgi@kuark.com.tr

Category ArchiveBlog

Sonsuz gençliğin Formülü: Forever Young BBL

Özellikle yüz gençleştirmede herhangi bir ameliyat yarası bırakmadan, oldukça kısa süreler içinde uygulanabilen ve iyileşme süreleri de estetik operasyonlara göre çok daha kısa olan pek çok ameliyatsız estetik uygulaması mevcuttur.

BBL  yeni nesil medical estetik uygulamalardan biridir. Cildin yaşlanma sürecinin doğal ve sağlıklı bir biçimde yavaşlatılmasını sağlar. Ciltte görülebilen yaşlanma izlerini büyük ölçüde ortadan kaldırmaya çalışır ve ileride meydana gelecek yaşlanma etkileri ile mücadele eder.

BBL uygulaması yalnızca cilt görüntüsünü iyileştirmekle kalmaz, cildin kalıcı ve sağlıklı biçimde gençleşmesini ve kendi kendini onarma mekanizmalarının yeniden canlandırılmasını sağlar.

Türkiye’de yeni uygulanmaya başlayan BBL Forever Young teknolojisi ilk olarak bacaklarda yaşlanma, sürekli ayakta durmayı gerektiren bir işte çalışma, düzenli olarak ağır kaldırma gibi durumlar sonucu görünür hale gelen damarların tedavi etmek amacıyla geliştirilmiş, çeşitli uygulamalar sonrasında güçlü cilt yenileme etkisinin farkına varılmış ve bunun üzerine vücudun diğer bölgelerinde de benzer ve farklı pek çok amaç için kullanılmaya başlamıştır.

BBL Forever Young teknolojisi uygulama alanları:

-Leke

-Kılcal Damarlar

-Kırışıklık

-Sarkma

-Akne

-Cilt Gençleştirme

BBL tedavisinin herhangi bir yaş sınırlaması yoktur. Cildinin sıkılaşmasını isteyen herkes uygulayabilir. Uygulama son derece konforlu ve ağrısızdır.  Uygulama süresi yapılacak bölgeye göre 30 dakika ile 1 saat arasında değişmektedir.

BBL teknolojisini, Türkiye’de Kuark Elektronik temsil etmektedir. www.kuark.com.tr

Saç kaybının piskolojik sorunlarına Artas ile son verin!

Son yıllarda yapılan araştırmalar saç dökülmesinin kişiler üzerinde yarattığı olumsuz piskolojik etkileri ortaya koymaktadır.  Saç dökülmesi kadınlarda da erkeklerde de daha olgun görünmeye neden olmaktadır.  Bu durum pek çok kişi tarafından; gençlik döneminin, canlılığın, çekiciliğin bitmeye başladığının sinyalleri olarak yorumlanmaktadır.

Saç dökülmesi yaşayan pek çok kişinin ortak sıkıntısı, saçlarına şekil vermede yaşadığı zorluklardır. İncelen saçları daha hacimli göstermek, saçlara istenilen şekilde stil yaratamamak kişiyi her geçen gün daha çok bunaltmakta ve sonuç olarak dış görünüşten duyulan memnuniyetsizlik hat safhaya ulaşmaktadır. Ön saç çizgisindeki saçların kaybı kişilerin dış görünüşünü oldukça değiştirmektedir. Alın bölgesindeki saçların dökülmesi yüz balansını değiştirmekte ve daha yaşlı bir görünüme neden olmaktadır.

Sonuç olarak saç dökülmesinin pek çok olumsuz duygusal sonuçları vardır. İyi haberse saç dökülmesi destek tedavi yöntemleri ile yavaşlatılabilmekte hatta kellik problemine saç ekimi ile kalıcı olarak çözüm sağlanabilmektedir.

Artas Saç Robotu, bu işlemi kusursuz, daha verimli yapabilmek, kök toplam işleminde doktora zaman kazandırmak için geliştirilmiştir.  Artas’ın en önemli özelliği 3D teknolojisi ile işlem öncesinde kişiye özel saç tasarımı yapılmasıdır.  Saç ekim robotunun bir diğer önemli avantajı ise saç köklerini toplarken mevcut sağlıklı saçlara herhangi bir zarar vermemesidir.

Artas Saç Robotu ile saç ekimi bilgilerine www.kuark.com.tr adresimizden ulaşabilirsiniz.

Vectra M3 3D ile hayal ettiğiniz sonuçlar karşınızda!

Mini elbiseler, straplez tulumlar, kolsuz kıyafetler içinde iyi görünmek için ideal kiloda olmak bazen yeterli olmayabilir. Günümüzde kadınları bir güzellik merkezine getiren sebep; çoğu zaman boyun, göğüs dekoltesi, göz çevresi vb. bölgelerdeki küçük kusurlar, deformasyonlardır.

Ameliyatsız estetik uygulamalarda, işlem sonrasını hayal etmek birçoğumuz için genelde zordur. Başka birisinde beğendiğiniz ve çok isteyerek yaptırdığınız bir uygulama sizde hiç hoş durmayabilir.  Yaptıracağınız ameliyatsız estetik bir uygulamanın  zaman içinde geri dönüşü mümkün olsa da üzücü bir sonuçla karşılaşmamak için uygulama öncesinde hekiminize ne istediğinizi tam olarak anlatabilmeniz ve hekiminizin tıbben nelerin mümkün olduğunu size göstermesi Vectra M3 3D ile görsel olarak mümkündür.

Amerikan Canfield teknolojisi ile üretilen sistem, farklı açılarla yerleştirilmiş 6 fotoğraf makinası ile aynı anda 36 mega pixel çözünürlükte renkli fotoğraflar çeker.  Bu fotoğraflardan yararlanarak 3 boyutlu modeliniz oluşturulur ve sonrasında Vectra yazılımı arzu edilen edilen değişikliklerin dijital olarak gerçekleşmesini sağlar.  Böylece muayene sürecinde hiç beklemeden hekiminiz arzu ettiğiniz değişikliklerin kendi yüzünüzde nasıl görüneceğini bilgisayarı üzerinden size gösterebilir.

Vectra M3 3D yardımıyla uygulama planlarınızı değerlendirebileceğiniz kliniklere www.kuark.com.tr adresimizden ulaşabilirsiniz.

CİLDİN ELASTİKİYETİNİ KAYBETMESİ NEDİR, NASIL YAVAŞLATILIR?

Cilt yaşlandıkça Kollajeni ve elastini üreten hücreler de yaşlanır ve elastikiyetini kaybeder.  Elastin lifleri orta yaşlara doğru hızla bozulup, kalınlaşıp dağınık ve parçalı bir yapıya dönüşür. 
Cildin iskelet sisteminde de önemli değişimler ortaya çıkar.

Bazı kişilerde genetik olarak bağ dokusu çok kuvvetlidir ve bu kişilerde sarkma 40 yaşından sonra başlar. Ancak büyük bir çoğunlukta bu sarkma dönemi 30’lu yaşlarla beraber kendisini gösterir. Cilt sarkması yukarıdan aşağıya doğru oluşmaya başlar. Buna göre önce alındaki gevşemelere bağlı olarak kaşların köşelerinde sarkma gözlenir. Sonrasında göz kapağı sarkması, yanaklarda gevşeme, burundan dudak köşelerine uzanan çizgilerde belirginleşme, dudak köşelerinde sarkma ve yüz ovalinin kareleşmesi gibi bulgular ortaya çıkar. Bu nedenle bu sarkmaların şiddeti kimisinde göz kapaklarında daha yoğun olurken, kimisinde çene bölgesinde daha yoğun olur.

Cildin elastikiyetini artırmak İçin nelere dikkat edilmeli?

Cilt sarkmasının önlenmesi belli bir yaştan sonra çok daha zordur. Bu nedenle henüz 30-35 yaşlarındayken cilt sarkmasının önlenmesine yönelik tedavi ve korunma yollarından faydalanmak gerekir.

– Günlük yaklaşık olarak 8-10 bardak su için. Cildimiz için olmazsa olmazların başında su yer alıyor. Su miktarı azaldığında cildimiz kurur ve kırışıklıklar oluşmaya başlar.

– Cilde zararları bilinen serbest radikallere karşı cildin direncini artıran, antioksidan özelliği olan C vitamini bakımından oldukça zengin olan meyve ve sebzeler, vücudunuzun ölü cilt hücrelerini yenileriyle değiştirmek için kullandığı bitkisel protein kaynakları olan kuruyemiş ve baklagiller, vücut tarafından üretilmeyen ancak sağlığımız için gerekli esansiyel yağ asitlerini içeren somon, uskumru, keten tohumu ve ceviz gibi gıdalar tüketin.

-Uyku düzeninizi koruyun. Yetersiz uyku cildi donuklaştırır ve göz çevresinde koyu halkalara neden olur.

-Cildin bir diğer düşmanı ise güneştir, güneşe çıkmadan önce mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanın.

Cildi sıkılaştırmak için kollajen dokuyu kontrolüü olarak hasar verip kendini yenilemesini sağlayan radyofrekans tedavileri, günümüzde sıkça uygulanmaktadır.

Bu uygulamaların en konforlu ve etkilileri arasında yer alandan biri Reaction Radyofrekans uygulamasıdır.

Reaction, son dönem estetik tedavisinde kullanılan yepyeni bir radyofrekans olarak tanımlanabilir. Cildi sıkılaştırmak için kollojen ve elastin üretiminin harekete geçtiğini ve vücudun sıkılaşıp pürüzsüzleşerek istenilen görüntüyü sağlamaya yardımcı olur. Özellikle kol, karın ve basen çevresinde rahatsızlık verici görüntü ortadan kalkmaya başlar. Bu bölgeler incelerek, sıkılaşır ve şekillenir. Cilt sıkılaştırma ve vücut şekillendirmede kullandığımız radyofrekans tedavisi Reaction ile anında gözle görülebilir sonuçlar elde edilmesini mümkün kılmaktadır.

Reaction Radyofrekans için daha geniş bilgiyi www.kuark.com.tr  ‘den alabilirsiniz.

Diyetle Bölgesel Zayıflama Mümkün mü?

Bölgesel yağ birikintileri hareketsiz yaşamın, yaşın, genetik yapının, dengesiz beslenme ve alkol kullanımının yol açabildiği, istenmeyen ve sağlıksız bir durumdur.

Kadınlar ve erkekler arasında yağlanma bölgeleri bakımından farklıklar görülmektedir. Kadınlar daha çok kalça bölgesinden erkekler ise göbek bölgesindeki yağlardan şikayetçidir.

Erkeklerin ve kadınların farklı bölgelerden yağlanmasının nedeni ise hormanel farklılıklardır. Bahsedilen bu bölgelerdeki yağlardan kurtulmak diğer bölgelere göre daha zordur hatta yoğun bir spor ve diyet yapmadan mümkün olmamaktadır.

Diyet ile sağlıklı kilo kaybı oluştuğunda; enzimler tüm vücuda eşit oranda yayılarak tüm vücut yağlarının yakılmasını sağlarlar. Bu yağ yakımı enerjiye dönüşerek zayıflamaya neden olur. Yani yağın yakılmasına bağlı olarak kilo verme olayı tüm vücut çapında yaşanır. Belli bir bölgeden incelme sözkonusu değildir.

Obez kişilerde kilo kaybedildikçe karın ve basen bölgesinde ciddi incelmeler gözlenir. Ancak kişi ideal kilosunda ve basen/göbek sorunu var ise diyetle ve özel egzersiz programlarıyla çözüm bulamayabilir. İdeal kilosuna yakın olan kişiler,  cerrahi ve cerrahi olmayan bölgesel incelme yöntemlerinden yararlanarak bu görüntüden kurtulabilmektedir.

Bölgesel incelme amaçlı yağ dokusunun kalınlığının azaltılmasına yardımcı olan CoolSculpting tedavisi tüm Dünyada olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün daha fazla kişi tarafından tercih edilmektedir.

CoolSculpting; FDA onaylı, cerrahi müdahele ve anestezi gerektirmeyen, iyileşme süreci olmayan, her bölge için tek seans uygulanan bir bölgesel incelme yöntemidir.

Sadece kas üstü yağ dokusuna etki ederek çevre doku ve organları etkilemeyen, tedavi öncesi ve sonrasında ilaç, diyet vb. özel bir işleme ihtiyaç duyulmayan,  uygulama süresince operatör müdahalesi ve çalışması gerektirmeyen, güvenli bir yöntemdir. Alanında çift FDA onayına sahip tek bölgesel incelme yöntemi olan Coolsculpting; yağ hücrelerinin büyüklüklerini azaltarak değil, yağ hücrelerinin kendisini ortadan kaldırarak çalışan, her yaştan erkek ve kadınlara uygulanabilen, sonuçları kalıcı olan bir tedavidir.

CoolSculpting hakkında detaylı bilgi için: www.coolsculpting.com.tr

Ter neden kötü kokar? Bundan nasıl kurtulabiliriz?

Terlemek; vücudun doğal salgılarından biridir ve vücut sıcaklığını dengeli tutmaya, üre ve karbondioksit gibi bazı zararlı maddeleri dışarı atmaya yarar. Ter yapımı saatte ortalama 40 gram, günde 1 litre olarak süreklidir.

Normalde terin kokusu yoktur. Kötü kokuya neden olan ise bakterilerdir. Genelde koltuk altından ve kasık bölgesindeki terlemeler koku yapar. Bu bölgelerde yer alan bakterilerdir. Bu bakteriler tere nüfuz ederek kimyasal değişikliğe neden olur ve bu da kötü koku oluşmasına yol açar.  Bununla birlikte aldığımız besinler örneğin; soğan, sarımsak, pastırma, tuz, kafein, nikotin, soda gibi besinlerde ter kokusunu artırdığını görülmektedir. Aynı zamanda fazla kilolar, hormonal döngü, hipoglisemi, insülin direnci gibi rahatsızlıklar terleme miktarını artırabilir.

 

Kokuyu önlemek için;

Ter kokusunu önlemek için birinci kural temizliktir. Her gün duş almalı; vaktiniz yoksa koltuk altlarınızı bol sabunla yıkayıp bakterilerden arındırmanız gerekir. Temizlik işlemini tamamladıktan sonra pudralı deodorant ya da ter kokusunu önleyici ürünler kullanabilirsiniz.

 

Tedavi olarak ne tür uygulamalar yapılmaktadır?

Günlük yaşamı olumsuz etkileyen aşırı terleme tedavisinde günümüzde kullanılan teknikler oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Klasik tedavi yöntemleri arasında, ilaç, terleme önleyici merhemler, spreyler, iyonyoforez tedavisi, cerrahi tedaviler, ve botox  vardır. Özelikle koltuk altı terlemelerinde tercih edilen Botox tedavisiyle 6 ay gibi bir süreyle o bölgedeki terlemeye yol açan uyarılar durdurup ve sinirleri bloke ederek terlemeyi engeller. Sürekli tekrarlama gereği botox uygulamasını pahalı bir seçenek haline getirmektedir.

Terleme tedavisinin yeni çözümü ise MiraDry’dır. Koltuk altı terini ve kötü kokuyu kalıcı olarak yok eden MryDry FDA onayı bulunan bir tedavi yöntemidir.

MiraDry’ın çalışma prensibi, elektromanyetik enerjinin hassas ve kontrollü bir biçimde koltukaltı bölgesine iletilmesi ve koltukaltı ter bezlerinin bloke edilmesidir.

Antiperspirant ve botox gibi diğer tedavi yöntemleri geçici olarak ter bezlerini devre dışı bırakırlar, etkinliği artırmak için sürekli olarak tedavi tekrarı gerekir. Cerrahi uygulamalar ise yüksek maliyetlidir ve iyileşme süreci daha uzundur. MiraDry uygulamasında, cerrahi kesik gibi acı verici ve uzun süren iyileşme dönemine ihtiyaç duyulmaz. Uygulama sonrası normal aktivite ve işinize dönebilir, birkaç gün içinde de egzersizlerinize başlayabilirsiniz.

FDA onaylı MiraDry teknolojisini, Türkiye’de Kuark Elektronik temsil etmektedir. www.kuark.com.tr

Çift çene neden olur?

Çene altı bölgesindeki yağ dokusuna gıdı (çift çene) denir. Çene sarkması olarak da bilinen gıdı sarkması cildin zamanla elastikiyetini yitirmesi, ciltte kolajen kaybı, yer çekimi, kilo alma  gibi nedenlerden meydana gelir.

Gıdı sarkmasının nedenleri nelerdir?

-Yaşlılık

-Sık kilo alıp verme

-Şişmanlık

-Sigara içme

-Genetik

-Güneşe Maruz Kalma

-Yanlış uyku Pozisyonu

Boyun bölgesinde şekil bozulukları, yağlanma ya da deride gevşemeyle kendini gösteren sorunlar sıkça görülmektedir. Kişinin boyun yapısının kısa olması, çene ucunun küçük olması ya da genetik nedenlerle çok kilolu olunmasa da bu bölgenin yağlı olması, boyun ve gıdı olarak adlandırılan bölgede bir görüntü deformitesine yol açabilir.

Kişiden kişiye değişmekle ve genetik özelliklere bağlı olmakla birlikte, genellikle boyun bölgesindeki gevşeme ve sarkma yaş ilerledikçe görülmektedir ama istisna olarak çok genç yaşlarda bile görülebilen, aşırı bir kilo alımını takiben hızlı bir kilo verilmesiyle, boyun bölgesinde ortaya çıkan sarkmalar ve gevşemeler de vardır.

Özellikle obezitenin önemli bir sağlık problemi olduğu son yıllarda, çok genç yaşlarda dahi 30, 40 kiloyu bulan zayıflamalar sonrasında boyun bölgesinde sarkma ve gevşemeyle karşılaşmak mümkündür.

Gıdı nasıl yok edilir?

Bu birikintilerden spor ya da diyetle kurtulmak pek mümkün olmaz. Cerrahi operasyonlarla, liposuction tarzı uygulamalarla sonuç alınabilir. Bu operasyonlar da hem yüksek fiyatlı hem de anestezi/ameliyattan çekinenler için korkutucudur. Bir diğer yöntem ise özellikle son dönemlerde Harvard Üniversitesi bilim insanlarınca geliştirilen FDA onaylı ve patentli Zeltiq CoolSculpting’tir. CoolSculpting, yeni geliştirdiği CoolMini başlığı ile incelme cihazlarının ulaşamadığı bu alanlarda etkin ve pratik bir çözüm sunmaktadır.  CoolMini uygulaması ile kısa bir süre içerisinde ağrısız ve acısız olarak çene altı bölgesinde oluşan sarkmadan kurtulabilmek mümkündür.

Patentli CoolMini teknolojisi; küçük bölgeleri tutmak için modifiye edilmiş mini başlığı ile çalışmaktadır. Uygulama bölgesi başlıktaki vakum alanıyla yakalanarak – 11 dereceye kadar soğutulur. Soğuyan bölge hissizleşeceği için kişi herhangi bir ağrı sızı hissetmez. Soğuktan etkilenen yağ hücreleri, vücuttan doğal yollarla atılır. Girişimsel bir işlem olmadığından uygulama gölgesinde herhangi bir iz kalmaz. Oluşabilecek minik kızarıklıklar ise birkaç günde  kaybolur.

CoolMini uygulaması, hamilelik yaşayanlar hariç; her yaşta, cinsiyette, kiloda olanlara uygulanabilir. Uygulama yapılacak kişiye göre 1 ya da 2 seans yeterlidir.

Coolsculpting/CoolMini teknolojisi Türkiye’de Kuark Elektronik tarafından temsil edilmektedir. www.kuark.com.tr

SAÇ EKİMİNDE ROBOTİK TEKNOLOJİ: ARTAS

Azalan saçlar birçok erkeğin korkulu rüyası. “Erkek tipi dökülme” olarak tarif edilen, belli bölgelerde yoğunlaşan dökülmeler, saç ekimi operasyonları ile kellikten uzaklaşıyor ve saçlı deri görünümüne kavuşuyor.

Hassas olan kıl kökleri, bu işlemin ileri düzey sterilizasyon gerektirmesi, kelleşen bölgeye ekmek üzere kıl kökü çıkarırken diğer sağlam saç köklerine zarar verme riski, saç ekimi işlemini daha mükemmel hale getirme çabasını doğurdu. Artas, daha mükemmel, steril, başarılı saç ekimi için robotik teknolojiyi kullanan ilk teknolojidir. Artas, güvenilirliği FDA tarafından da onaylanmış bir saç ekimi yöntemidir.

Artas tamamen otomatik olarak foliküler birim ekstraksiyonu yaparak  kanallar açar. Bilgisayar destekli, görüntü rehberli ve doktor kontrollü robotik saç transfer sistemidir. Bu hasta için başarı oranı yüksek, konforlu bir saç ekimi, klinik yönetimi için, işlem Artas robotu tarafından gerçekleştirildiği için doktor zamanını daha verimli kullanabilmek demektir.

Sistem; ekim için uygun olan saçları tespit eder ve saç foliküllerinin karakteristik özelliklerini görüntüler.  Hassas robotik kol ve minimal invaziv iğnesi sayesinde, binlerce saç folikülünü hassas, hızlı ve sağlam bir şekilde toplar. Özel eğimli iğnesi ve ileri görüntüleme sistemi sayesinde, mevcut köklere zarar vermeden doğal kesiler açar.

Uygulama süresi toplanacak foliküler birimin sayısına göre değişiklik gösterir. Fakat ortalama olarak toplama ve kanal açma işlemi 4 – 5 saat sürer. Hastaya, normal saç ekimi yöntemlerinde de olduğu gibi aynı şekilde anestezi ve az miktarda izotonik sıvı uygulaması yapılır.

Uygulamayı takiben, diğer saç ekimi yöntemlerinde de olduğu gibi özel şampuanla yıkama ve düzenli doktor kontrolü yaptırılması gerekir.

Saç ekimi yaptırmak isteyen tüm hastalar Artas teknolojisiyle saç ekimi gerçekleştirebilir. Anesteziye karşı alerjisi, kan hastalıkları veya kanama bozuklukları olan hastalara bu tedavinin uygulanması sakıncalıdır.

Artas Robotik Saç Ekimi, Türkiye’de Kuark Elektronik tarafından temsil edilmektedir. www. kuark.com.tr

İŞ DÜNYASI REKABET İÇİN GENÇ KALMAK İSTİYOR

Türkiye ciddi bir çalışan nüfus barındırıyor.  Çalışan nüfus  % 68, çalışan kadın sayısı % 26 . 25-65 yaş arası kadın ve erkek yüzdesi toplamı ise %62.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; işe alınırken fiziksel görünüş, kadınlara %72,erkeklere ise %63 oranında avantaj sağlıyor. Ve dış görünüş terfi etmenin kriterleri arasında yer alıyor; kadınlar için  %72 oranında etkiliyken,  erkeklerin yükselmesinde %58 oranında etkili oluyor.

Özellikle yöneticiler,  yeni yetişen kuşakların enerjisi, dinamizmi ve görsel avantajıyla rekabet edebilmek ve tercih edilebilirliklerini uzun süre korumak için kişisel bakımlarına çok önem veriyorlar.

Bu kesimin bir diğer arzusu, gençleşmek ya da dinç, sağlıklı, bakımlı olmak için iş yaşamından ve günlük yaşantısından kopmamak. Dahası bunun için büyük çabalar harcıyor gibi durmadan “Cool” bir yaklaşımla iyi görünmek.

Bu kesimin bakım/anti aging uygulamalarında üç temel talebi var: güvenli yani faydası ve başka bir alana zarar vermediği tespit edilen bir işlem olması, konforlu olması, yani uzun seanslar boyu tedavinin sürmemesi, işlem esnasında ağrının hissedilmemesi ve hızlı, iyileşme süreci gerektirmeyen bir uygulama olması.

İşletmenizin cihaz tercihlerini oluştururken, bu beklentileri karşılayacak ekipmanlara ve tecrübeye sahip firmalardan destek almalısınız.

Siz de iş dünyasının taleplerini karşılamaya ve kendi sektörünüz içinde bir adım önde olmak için Kuark uzmanlığından yararlanın.

Temsilcisi olduğumuz cihazları www.kuark.com.tr’den inceleyebilirsiniz.

 

NEDEN TERLERİZ?

Terleme, vücudun kendi kendini serinletmesi amacıyla  geliştirdiği bir savunma yöntemidir. Çıkan sıvının buharlaşması ile cilt yüzeyi soğur. Sinir sistemimiz otomatik olarak  herhangi bir vücut ısısı yükselmesi durumunda ter bezlerini harekete geçirir. Sinir sistemini vücudun aşırı sıcak olması haricinde harekete geçiren ya da vücudun ısısını yükselterek ter bezlerini aktive eden diğer durumlar şunlardır:

1.Stres ve Gerginlik: Özellikle yüz ve avuç içi terlemesi stres kaynaklıdır. Terledikçe stres de artacağından mücadele etmek oldukça zordur.

2.Bazı İlaçlar: Bazı psikiyatrik ilaçlar, bazı tansiyon ilaçları, ağız kuruluğu tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, antibiyotikler terlemeyi artırabilir.

3.Diyabet: Daha yaygın adı ile bilinen şeker hastalığı, kandaki glikoz seviyesinin aşırı miktarda yükselmesi ile meydana gelir ve zaman zaman terlemeye yol açar.

4.Menapoz: Menapoz dönemindeki kadınların en büyük şikayetlerinden biri  sıcak basması ve beraberinde yaşanan  terlemedir.

5.Tiroid Bezinin Fazla Çalışması: Tiroid bezinin aşırı çalışması yani “Hipertiroidi” sorunu yaşayan kişiler terleme sorunu ile karşı karşıyadır.

6.Bazı Kanser Türleri: Her kanser türü değil ama bazı kanser türleri terlemeye sebep olabilmektedir. Özellikle lösemi ve lenfoma gibi kanser türleri, aşırı terleme yaşanmasına yol açabilir.

7.Kalp Hastalıkları: Kalp yetmezliği, kalp iç zarı iltihabı gibi bazı kalp hastalıkları terlemeye sebep olabilir. Buradaki terleme, yeterli miktarda oksijen alamamaktan ileri gelir.

8.Sinir Sistemi Sorunları: Terleme zaten, gerginlik ya da endişe halinde aşırı şekilde meydana gelmektedir. Fakat bazı sinir sistemi hastalıkları da terlemeye sebep olur.  Özellikle, Parkinson hastalığı kişinin terlemesine yol açabilmektedir. Bunun yanı sıra, psikolojik bir sorun sayılan alkolizm de terlemeye neden olabilmektedir.

9.Enfeksiyonlu& mikrobik Hastalıklar: Özellikle; tüberküloz, gut hastalığı, iltihaplı romatizma ve endokardit (kalp iç zarı iltihabı), sıtma  gibi, iltihap tabanlı ve mikrobik hastalıklar, terlemeye yol açarlar.

10.Gebelik: Hamilelik dönemi boyunca kadınlarda değişen hormon değerleri, terleme mekanizmasını tetiklemektedir.

11.Obezite: Obezite ya da aşırı kilolu olmak, aşırı terlemenin başlıca sebeplerinden biridir.

 

Terleme, sempatik sinir sisteminin yani istemimiz dışında çalışan sistemimizin bir parçasıdır, bu sebeple aşırı terlemeyi durdurmak için kuvvetli çözümlere ihtiyaç vardır.

Toplum içinde bizi zor durumda bırakan en yoğun terleme koltuk altlarında gerçekleşir. Bu alan ter bezlerinin küçük bir alanda yoğunlaştığı, kapalı bir bölgede bulunduğundan mikropların hızla üreyip kötü koku oluşmasına yol açabilen bir bölgedir.  Koltuk altı terlemesinden FDA onaylı MiraDry odaklı ultrason  teknolojisi ile tek seferde, ameliyat olmaksızın ve ömür boyu kurtulabilirsiniz.

Detaylı bilgi için: http://www.kuark.com.tr/avada_portfolio/miradry/