• +90 212 586 0444
  • bilgi@kuark.com.tr

Category ArchiveBlog

Ter neden kötü kokar? Bundan nasıl kurtulabiliriz?

Terlemek; vücudun doğal salgılarından biridir ve vücut sıcaklığını dengeli tutmaya, üre ve karbondioksit gibi bazı zararlı maddeleri dışarı atmaya yarar. Ter yapımı saatte ortalama 40 gram, günde 1 litre olarak süreklidir.

Normalde terin kokusu yoktur. Kötü kokuya neden olan ise bakterilerdir. Genelde koltuk altından ve kasık bölgesindeki terlemeler koku yapar. Bu bölgelerde yer alan bakterilerdir. Bu bakteriler tere nüfuz ederek kimyasal değişikliğe neden olur ve bu da kötü koku oluşmasına yol açar.  Bununla birlikte aldığımız besinler örneğin; soğan, sarımsak, pastırma, tuz, kafein, nikotin, soda gibi besinlerde ter kokusunu artırdığını görülmektedir. Aynı zamanda fazla kilolar, hormonal döngü, hipoglisemi, insülin direnci gibi rahatsızlıklar terleme miktarını artırabilir.

Kokuyu önlemek için;

Ter kokusunu önlemek için birinci kural temizliktir. Her gün duş almalı; vaktiniz yoksa koltuk altlarınızı bol sabunla yıkayıp bakterilerden arındırmanız gerekir. Temizlik işlemini tamamladıktan sonra pudralı deodorant ya da ter kokusunu önleyici ürünler kullanabilirsiniz.

Tedavi olarak ne tür uygulamalar yapılmaktadır?

Günlük yaşamı olumsuz etkileyen aşırı terleme tedavisinde günümüzde kullanılan teknikler oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Klasik tedavi yöntemleri arasında, ilaç, terleme önleyici merhemler, spreyler, iyonyoforez tedavisi, cerrahi tedaviler, ve botox  vardır. Özelikle koltuk altı terlemelerinde tercih edilen Botox tedavisiyle 6 ay gibi bir süreyle o bölgedeki terlemeye yol açan uyarılar durdurup ve sinirleri bloke ederek terlemeyi engeller. Sürekli tekrarlama gereği botox uygulamasını pahalı bir seçenek haline getirmektedir.

Terleme tedavisinin yeni çözümü ise MiraDry’dır. Koltuk altı terini ve kötü kokuyu kalıcı olarak yok eden MryDry FDA onayı bulunan bir tedavi yöntemidir.

MiraDry’ın çalışma prensibi, elektromanyetik enerjinin hassas ve kontrollü bir biçimde koltukaltı bölgesine iletilmesi ve koltukaltı ter bezlerinin bloke edilmesidir.

Antiperspirant ve botox gibi diğer tedavi yöntemleri geçici olarak ter bezlerini devre dışı bırakırlar, etkinliği artırmak için sürekli olarak tedavi tekrarı gerekir. Cerrahi uygulamalar ise yüksek maliyetlidir ve iyileşme süreci daha uzundur. MiraDry uygulamasında, cerrahi kesik gibi acı verici ve uzun süren iyileşme dönemine ihtiyaç duyulmaz. Uygulama sonrası normal aktivite ve işinize dönebilir, birkaç gün içinde de egzersizlerinize başlayabilirsiniz.

FDA onaylı MiraDry teknolojisini, Türkiye’de Kuark Elektronik temsil etmektedir. www.kuark.com.tr

 

Diyetle Bölgesel Zayıflama Mümkün mü?

Kadınlar ve erkekler arasında yağlanma bölgeleri bakımından farklıklar görülmektedir. Kadınlar daha çok kalça bölgesinden erkekler ise göbek bölgesindeki yağlardan şikayetçidir.

Erkeklerin ve kadınların farklı bölgelerden yağlanmasının nedeni ise hormanel farklılıklardır. Bahsedilen bu bölgelerdeki yağlardan kurtulmak diğer bölgelere göre daha zordur hatta mümkün olmamaktadır.

Diyet ile sağlıklı kilo kaybı oluştuğunda; enzimler tüm vücuda eşit oranda yayılarak tüm vücut yağlarının yakılmasını sağlarlar. Bu yağ yakımı enerjiye dönüşerek zayıflamaya neden olmaktadır. Yani yağın yakılmasına bağlı olarak kilo verme olayı tüm vücut çapında yaşanır.

Obez kişilerde kilo kaybedildikçe karın ve basen bölgesinde ciddi incelmeler gözlenir. Ancak kişi ideal kilosunda ve basen/göbek sorunu var ise diyetle ve özel egzersiz programlarıyla çözüm bulamayabilir

Özellikle Bölgesel incelme amaçlı yağ dokusunun kalınlığının azaltılmasına yardımcı olan CoolSculpting tedavisi tüm dünya’da olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün daha fazla kişi tarafından tercih edilmektedir.

CoolSculpting; FDA onaylı, cerrahi müdahele ve anestezi gerektirmeyen, iyileşme süreci olmayan, İşlem tekrarı gerektirmeyen, tek seanslık, sadece kas üstü yağ dokusuna etki ederek çevre doku ve organları hiç bir şekilde etkilemeyen, tedavi öncesi ve sonrasında ilaç, diet vb. özel bir işleme ihtiyaç duyulmayan,  uygulama süresince operatör müdahalesi ve çalışması gerektirmeyen, yağ hücrelerinin büyüklüklerini azaltarak değil, yağ hücrelerinin kendisini ortadan kaldırarak çalışan, her yaştan erkek ve kadınlara uygulanabilen, sonuçları kalıcı olan bir tedavidir.

AMELİYATSIZ ESTETİK UYGULAMALARINA İLGİ GİDEREK ARTIYOR

Amerikan Plastik Cerrahi Derneği’nin en son yayınladığı araştırma sonuçlarına göre; estetik ameliyat  uygulamalarında geçen seneye göre %2 artış olurken ameliyatsız estetik işlemlerde bu oran %115 lere kadar artıyor. Estetik ameliyatlarda 2000’li yıllara gore ise  %10 azalma tespit edilmiş.

Teknolojinin gelişmesiyle cildi yenileyen ve akne, leke, kırışıklık gibi sorunları tedavi edebilen lazerler ameliyat yaşını 40’lı yaşlardan 60’lı yaşlara kadar geriletti. Anti-aging alanında ameliyatların çözüm getiremediği bölgeler için geliştirilen çözümler, ameliyatın riskleri, iyileşme-dinlenme sürelerinin uzunluğu ve insanların geri dönüşsüz radikal değişimden çekinmeleri; lazer/ultrason/radyofrekans enerjileriyle çalışan cihazlara ilgiyi artırdı.

Cilt yenileme, kırışıklık, akne, leke, bölgesel incelme, cilt analizi, terleme gibi konularda ameliyatsız çözümleri Türkiye pazarına sunan Kuark; 13 senedir bu alanlarda yenilikçi, güçlü, güvenli tedavi seçeneklerini sağlık dünyası ile buluşturuyor. Kuark dünyasıyla tanışmak için: www.kuark.com.tr

DÜNYACA ÜNLÜ SİSTEM COOLSCULPTING’LE İNCELİN

Soğuğun zayıflatıcı etkisini bölgesel incelme yöntemi olarak kullanan CoolSculpting; tek seansta ve kalıcı incelme sağlayabildiği için Amerika, Kanada ve Avrupa’da yüzlerce kişi tarafından tercih edildi. Sistem alanında en prestijli kurum FDA’in çift onayına da sahip.      

Hareketsiz şehir yaşamı, dengesiz beslenme biçimi ve sporla dahi güç eriyen bölgesel yağ birikintileri için Amerikalılar soğuk havanın inceltici gücünü keşfetti. Jokeylerde ve fazla dondurma yiyen çocuklarda görülen beklenmedik incelme, soğuğun bölgesel yağlar üzerinde kalıcı incelme sağlayabilen Coolsculpting’e ilham verdi. Sistem hakkında bilgileri Dr. ………….den aldık:

Sistem, işlem yapılan bölgeyi 4-5 dereceye kadar soğutuyor. Yağ hücreleri soğukta yaşayamadıkları için uygulama yapıldıktan sonra yavaş yavaş eriyerek karaciğer yardımıyla vücuttan atılıyor. Uygulama öncesi herhangi bir hazırlığa, anestezi, krem vb. ne ihtiyaç duyulmayan CoolSculpting’i her bölgeye tek seans uygulamak yetiyor.

Zeltiq vücudun birçok bölgesinde güvenle uygulanabiliyor.
Love handle (simitler), kollar, üs ve alt karın, bacaklar, göbek, kalça, sırt (sütyen altı katmanları) uygulamanın en çok tercih edilen ve sonuç alınan bölgeleri.

Uygulama esnasında bilgisayarınızla çalışabilir, telefonla konuşabilir ve işlem bitiminde klinikten yürüyerek çıkabilirsiniz.

Uygulanan bölgeye bir saat kadar soğuk vakum uygulanırken, işlerinizi bilgisayardan takip etmeye devam edebilir, film izleyebilir, telefonda konuşabilir, kitap okuyabilirsiniz.

Zeltiq uygulama süreci kadar uygulama ertesinde de konforludur. Özel bir dinlenme süresine, diyet, masaj, ya da egzersize ihtiyacınız yoktur.

Estetikte üç boyut teknolojisi 3D VECTRA!

Estetik ameliyatı olmak isteyen hemen herkes ameliyat sonrası görüntülerinin nasıl olacağını merak eder ve görmek ister. Hastanın ameliyat sonrası tahmini sonucu görmeleri, sürecin daha sağlıklı ilerlemesini ve doktorun hastanın beklentilerine hakim olmasını sağlamaktadır.

Amerikan Canfield firmasının ürettiği 3D Vectra teknolojisi; daha önce kullanılan yöntemlerden farklı olarak, yüksek çözünürlükte, 6 değişik kamera kullanılarak, 3 boyutlu analiz ve simülasyon yapabilen bir sistemdir.

3D Vectra’nın kullanım alanları ve avantajları:

-3D Vectra’nın en büyük avantajı; İşlem sonrasında beklenen sonucu hâlâ kullanılmakta olan programlarda olduğu gibi sadece yan profilden değil önden, alttan, çaprazdan yani nereden isterseniz oradan görebilirsiniz.

– Estetik Burun ameliyatları öncesinde, planlanan ve sizin yüzünüze uygun olan şekil gösterilebilmektedir ve burun şeklinizi, yan profilden, tam karşı profilden ve burun altından görüntüleme mümkündür.

-Meme estetiğinde, her kişinin vücut yapısı, göğüs kafesi yapısı farklılıklar gösterdiğinden, ameliyat öncesinde yuvarlak veya damla silikon kullanımı, hangi boyutunun kişinin vücudunda daha estetik görünebileceği gibi özellikler belirlenerek sanal ortamda izlenebilir ve aynı şekilde, hangi ameliyat tekniğiyle, nasıl bir sonuç alınabileceği tamamen kişinin vücut özelliklerine uygun olarak 3 boyutlu olarak görüntülenebilmektedir.

– Yüz Estetiğinde bütün operasyonlarda örneğin; yüze dolgu ve botoks uygulamaları gibi işlemlerde beklenen sonucu ekranda öncesi ve sonrası olarak 3 boyutlu gösterimi de mümkündür.

Böylece hastaların uygulama sonrası nasıl bir sonuçla karşılaşabilecekleri önceden görülebileceği gibi, doktor açısından operasyonla ilgili çok faydalı teknik bilgiler sağlar ve hastanın istediği sonucu doktor ile eksiksiz paylaşabilmesi, düşüncelerini aktarabilmesi için kolaylaştırıcı bir yöntemdir.

SAĞLIKLI SAÇLAR İÇİN NASIL BESLENMELİ?

Saç sağlığımız, gerekli olan vitamin, mineral ve diğer besin öğelerinden zengin bir beslenme şekline bağlıdır. Her saç teli proteinden oluştuğundan, saçın uzaması ve sağlıklı olmasını sağlayan bu besinden eksik beslenirsek eğer saç sağlığımız da bozulur. Protein dışında; demir, E vitamini, biotin, selenyum, bakır, mineraller ve magnezyum da saç sağlığı için gereklidir. Bunların hepsi saç yapısındaki protein oluşumunda önemli rol oynar.

Demir için: Kırmızı et, yeşil yapraklı sebzeler, kuru üzüm, diğer kuru meyveler ve pekmez tüketilmeli. Fazla çay içmek ise demir emilimini engellediğinden dikkat edilmeli.

E vitamini için: Ay çekirdeği, fındık, fıstık, badem ve ıspanak.

Biotin için: Yumurta sarısı, karaciğer ve süt.

Selenyum için: Ay çekirdeği, ton ve somon balıkları, tavuk göğüs eti.

Bakır için: Badem, fındık, ceviz, kabuklu deniz ürünleri ve buğday. Ayrıca güneşin dik gelmediği saatlerde 20 dakika kadar güneşlenmek, saç sağlığı için gerekli olan D vitamininin oluşması için çok önemlidir.

Saç kaybı başta erkek bireyler olmak üzere günümüzün en sık karşılaşılan sorunlarındandır. Birçok tedavi yöntemleri bulunmaktadır, fakat bunlardan en etkilisi saç ekimidir.

% 8’İN İÇİNDE OLMAK

Yeni yılın ilk günleri geçmiş günlerde yapamadıklarımızın muhasebesini tutmak ve kararlar alarak geçer. Kendimize daha çok seyahat etme, kitap okuma, sigarayı bırakma, spora başlama gibi sözler veririz. Araştırmalar bu hedeflerin başarı oranının % 8 olduğunu gösteriyor. Kanada’daki Carleton Üniversitesi’nden psikoloji doçenti Timothy Pychyl’e göre, “Başlangıçtan itibaren bu kararlar başarısızlık ve erteleme içerir”. Zira hedefler büyük ve belirsizdir. Psikoterapist Rachel Weinstein’a göre ise bunun bir nedeni “yepyeni bir insan olacağım” gibi gerçekçi olmayan hedefler belirlemiş olmak. Bunca yıldır başaramamış olduğumuz bir hayat biçimini yeni yıl motivasyonu ile kazanacağımızı beklemek, baştan kaybetmemize yol açıyor.

Bu mutlu azınlıkta olmak için uzman tavsiyeleri ise şöyle;

Hedefleri olumlu bir dille ortaya koyun. “Bundan sonra Pazar günleri evde oturmayacağım” demek yerine “Bundan sonra Pazar günlerimi yürüyüş ya da aile ziyaretiyle geçireceğim” demeyi seçin.

Net tanımlar yapın: Yeni yıldan beklentilerinizi tanımlarken, net cümleler kurun. “Bu yıl daha çok egzersiz yapacağım” demek yerine, “Bu yıl haftada iki gün spor salonuna gideceğim” Ya da, “bu yıl kesinlikle para biriktireceğim” demek yerine, bütçenize göre, “Bu yıl her hafta sonunda …TL’yi bir  kenara ayıracağım” gibi.

Hedeflerinizi görebileceğiniz bir yere asın. “Ayda bir defa sinemaya gideceğim, “Gece 24.00’te yatacağım” gibi.

Yaptıklarınızla ilgili olumlu tutum edinin. Konuşmalarınız gerçekleşemeyenler üzerinden değil, daha çok gerçekleşen hedefler üzerine olsun.

İşbirliği yapın. Hedefler ve onları gerçekleştirme konusunda çevrenizden, konu kilo vermek, içkiyi bırakmak vb. ise uzmanlardan da yardım alın. Böylelikle hem duygusal hem de bilgilendirme düzeyindeki destekten mahrum kalmamış olursunuz.

Kendinizi ödüllendirin. Başarılarınızın farkına varın. Tüm evi temizlemeye karar verdiğiniz bir günün sonunda, yığınla işiniz ertesi güne kalmış olabilir ama bu gördüklerinizin diğer tarafında, temizlenmiş ve halledilmiş başka bir yığın var.

Stresin fiziksel belirtileri nedir, stresle nasıl başa çıkılır?

Stres hayatımızın hemen her alanında karşımıza çıkar, vücudun bu duruma tepki vermesi olağandır. Ancak bu duruma zaman zaman yenik düşeriz ve vücudumuz alarm vermeye başlar. Öfke, çabuk parlama, insanlardan uzaklaşma gibi duygusal tepkiler çabuk fark edilirken, fiziksel tepkiler daha geç anlaşılır. Strese vücudumuzun verdiği fiziksel tepkiler, sorunun daha ileri bir aşamaya taşındığını göstermesinden dolayı önemlidir. Bu belirtilerin birkaçı sizde sürekli şekilde görülüyorsa durumunuzu gözden geçirmeniz, profesyonel bir destek almanız önerilir.

BU BELİRTİLERE DİKKAT EDİN
• Baş ağrısı,
• Mide bozulması, ishal, kabızlık ve mide bulantısı,
• Ağrılar, acılar ve kaslarda gerginlik,
• Göğüs ağrıları ve hızlı kalp ritimleri,
• İnsomnia (uykusuzluk),
• Unutkanlık,
• Odaklanma güçlüğü,
• Muhakeme yetkinliğinde azalma,
• Sürekli olarak grip, nezle ve enfeksiyon kapmak,
• Cinsel istekte ve aktivitede azalma,
• Soğuk ya da terli eller ve ayaklar, sinirlilik, sallanma ve kulak çınlaması,
• Ağızda kuruluk ve yutkunmada güçlük,
• Diş gıcırdatma ve çenede sıkılık.

STRESLE NASIL BAŞA ÇIKMAK İÇİN BUNLARI YAPIN

• Fiziksel aktivite ve düzenli egzersiz,
• Rahatlama teknikleri, nefes kontrolleri,
• Meditasyon,
• Yoga ve tai chi gibi egzersizler,
• Yazmak, resim çizmek gibi hobiler edinmek,
• Arkadaşlar ve aile bireyleri sorunları paylaşmak,
• Her olaya iyi tarafı ile bakmaya çalışmak,
• Temiz ve açık havada yürüyüş yapmak,
• Sağlıklı beslenmek,
• Müzik dinlemek ve bol bol gülmek, çünkü kahkaha en iyi ilaçtır.

SOĞUK HAVALAR SEDEF HASTALIĞINI TETİKLİYOR

Soğuk havalar, havalandırmanın az oluşu, ortam neminin özellikle kaloriferli ortamlarda azalması, güneşin daha etkisiz olması, ve bağışıklığı düşüren diğer hastalıkların artışı cilt hastalıklarını tetikler.

“Sedef hastalığı da kış aylarında bir alevlenme gösterir. Soğuk havanın etkisi ve enfeksiyonlara yatkınlık sedef hastalığını artırır.  Bu yüzden sedef hastalarının kış döneminde soğuktan korunmaya daha fazla dikkat etmesi gerekir.

Havaların soğumasıyla birlikte daha az su içilir, daha sıcak suyla banyo yapılır bunlar da cildin kuruması, kaşınması ve incelmesi demektir.

Bu durumu engellemek için cilt bol bol nemlendirilmeli, bol su içilmeli, evler yaz kış havalandırılmalı, kaloriferli evlerde nem azaldığı için kalorifere ıslak havlu koymak, kalorifer yanına bir kap su koymak gibi yöntemlerle ev nemlendirilmelidir.

Evler ve dış ortamın arasındaki ısı farkı da cildin kuruyup çatlamasının bir başka nedenidir. Vücut direncimizin düşmesine bağlı olarak bakteriyel ve

viral döküntülü cilt enfeksiyonlar özellikle bu aylarda ortaya çıkar ya da nükseder. Sedef hastalığı bunların başında gelir.

Sedef Hastalığının kış aylarında alevlenmesinin bir diğer nedeni ise güneş ışınlarının insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkisinin azalması. Karanlık, kapalı kış aylarında, insanlar daha depresif olurlar. Stres sedef hastalığının baş düşmanıdır.

Eğer sedef hastasıysanız yan etkisiz, güvenli bir tedavi sunan FDA onaylı XTRAC ve VTRAC terapileri ile tedavi olabilirsiniz. Eğer cildinizde bu sorunu kış mevsimi ile birlikte görmeye başladıysanız yayınlamadan yine bu yöntemlerle hastalığın başında tedaviye başlayarak ilerlemesini engelleyebilirsiniz.

Tüm dünyada güvenle kullanılan XTAC ve VTRAC tedavileriyle ilgili bilgiye:

VTRAC

linklerden ulaşabilirsiniz.

Bahara incecik girmek için Coolsculpting

Diyet ve sporla incelmesi oldukça güç olan bölgesel yağ birikintilerinden şikayetçi olmayan pek az insan var.

Liposuction ameliyatı kesin çözüm olsa da ameliyat ve narkoz korkusu birçok adayı  bu işlemden uzak tutar.

CoolSculpting, soğuk lipoliz adıyla da anılan, bölgesel yağ birikintilerinin soğutularak yok edilmesi yöntemidir. Bu yöntemle yok edilen yağ hücrelerinin bir daha yerine gelmemesi, yöntemi diğer ameliyatsız incelme yöntemlerinden ayırır.

Narkoz kullanmadan, herhangi bir ön hazırlık, uygulama sonrası dinlenme gerektirmeyen, iz bırakmayan ve her bölgeye tek seans uygulanan konforlu bir tedavidir. CoolSculpting; hem etkinliği hem de bu etkinliği sağlarken çevre dokulara zarar vermediği çift FDA onayıyla ispatlanmış  ilk ve tek bölgesel incelme yöntemidir.

Uygulandığı bölgede % 40’lara varan incelme sağlayan yöntem, ilk etkilerini 1. ayın sonunda, tam sonucu ise 3. ay sonunda gösterir. Bahar aylarına incecik girmek istiyorsanız, kışın yağlanma eğiliminde olan vücudunuzda yağ biriktirmeden formda kalmak istiyorsanız CoolSculpting tam size göre.

Ayrıntılı bilgi ve CoolSculpting tedavisi alacağınız klinik bilgilerine www.kuark.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.